Ne kadar eski olduğu bilinmez, ama bundan çok da uzak olmayan zamanlarda, yeryüzünde insanlar doğayla, doğa da insanlarla dost olarak yaşarmış. İnsanoğlu, bin bir nimete sahip olan toprağın, ormanın, suyun, havanın değerini çok iyi bilir, onların güzelliği ve bereketini korumak için elinden geleni yaparmış. Toprağı kirletmezmiş o zamanlar... Kendi ihtiyacı kadar eker, biçer ama zehirlemezmiş onu.
Ormanların yemyeşil dokusunu yeryüzündeki Cennet bilirmiş. Bırakın ağaçları kesmeyi, bir ağacın tek bir dalına dahi zarar vermezmiş.
Okyanusların, denizlerin, göllerin de içinde barındırdığı sayısız canlı türüyle ne kadar kıymetli olduğunu bilirmiş. Soluduğu havayı ne zararlı gazlarla zehirler, ne de zehirletenlere izin verirmiş. Doğa da onu bu kadar koruyan insanoğlunun, kendisine ait türlü nimetlerden faydalanmasına izin verirmiş.
Fakat günlerden bir gün, tuhaf bir acıyla uyanmış toprak. Üzerine atılan sayısız zehre bir anlam verememiş. Zamansız yapılan, bir verip bin alınmak istenen ekimler yüzünden gücünü kaybetmiş, yorgun düşmüş. Ormandaki ağaçlar, gün be gün yok edilen arkadaşlarının ve onlarla birlikte giden kuşların ardından gözyaşı dökmüşler. Okyanus, masmavi renginin birden siyahlaştığının, "birileri" yüzünden, "onunla birlikte yaşayan sevgili arkadaşlarının ölümüne sebep olan" petrolle kuşandığının farkına varmış. Hava ise, üzerine salınan siyah bulutlarla daha ne kadar baş edebileceğini bilememiş. Ve... Bu manzara karşısında hayal kırıklığına uğrayan doğa, yardım çığlıkları atmaya başlamış.
Bu çığlıkları herkes duyamamış elbette... Ama duyanlar hemen, "Neler yapabiliriz?" diye düşünmeye başlamış ve yola koyulmuşlar. Örneğin, birileri toprağın üstündeki zehri kaldırıp ona saygılı bir şekilde ekim yapmaya ve elde ettiği ürünleri de "EKOLOJİK PAZARLAR" kurup diğer insanlarla paylaşmaya başlamış. Birileri, doğanın döngüsüne sayısız katkısı olan arıların meyvesini, en doğal haline dönüştürmek için "ORGANİK BAL" üretme kararı almış. Diğerleri de günümüzde yaygın olarak kullanılan, "KOZMETİK ÜRÜNLERİNİN İÇİNDEKİ ZEHİRLER"in farkına varmış; tekstil ürünlerinde kullanılan boyaların, insan sağlına verdiği olumsuz etkilerden dolayı "EKOLOJİK TEKSTİL"e yönelmiş; uzaklardaki "KUYUCUK GÖLÜ"nde yaşayan sayısız kuş türünü korumak istemiş; tatil tercihlerini "EKOLOJİK ÇİFTLİKLER"den yana kullanmışlar...
Diğerlerinde olduğu gibi, bu sayımızda da içinizde hala doğanın imdat çığlığını duymayan varsa, duymasına bir nebze olsun katkıda bulunmak istedik...
EDİTÖR
|