..........................................Nature Sağlık...Nature Gıda....Nature Tekstil.....Nature Çevre....Nature Turizm

|
ŞİFA NİYETİNE, HER GÜN BİR KAŞIK! ORGANİK BAL
Çocuğunuza iyi gelsin diye verdiğiniz balın, onu hasta etmesini istemiyorsanız etiketini iyi okuyun. Organik olmayan balın üretilmesinde kullanılan petekler kanserojen madde ihtiva edebiliyor, hasta arıların iyileştirilmesinde kullanılan ilaçlardaki antibiyotikler sağlık için zararlı olabiliyor.
Bal bir besin olmasının ötesinde şifa verdiği için tüketilir. Boğazı ağrıyan süte karıştırarak yer, kendini zinde hissetmek isteyen kaşıklayarak. Anneler, çocuklarının kahvaltısının balsız eksik olduğunu bilir. Üstelik, adı da çeşit çeşit tadı da; çam balı var, çiçek, kestane, kekik, pamuk, ayçiçek balı var. Ancak, son yıllarda neredeyse tüm yiyeceklerde olduğu gibi "Balın üretimi ne kadar sağlıklı?" sorusu zihinleri meşgul ediyor, tüketici hızla organik bala kayıyor. İyi de ediyor. Biz de "Organik bal nedir, nasıl üretilir, nelere dikkat edilir?" sorularının peşine düştük, uzmanlarını bulup cevaplarını istedik. Devamı ->>
|

|
KADIKÖY ORGANİK PAZARI
Kadıköy Organik Halk Pazarı, 27 Ocak itibariyle her Çarşamba günü Kadıköy Özgürlük Parkı'nda yer alıyor. Ekolojik Üreticiler Derneği'nin Kadıköy Belediyesi ile birlikte açmış olduğu Pazar, üreticileri destekliyor ve onların pazarlama sorununa alternatif oluşturuyor.
Organik pazarlar, organik gıda tüketicileri için önemli bir yer tutuyor. Çünkü artık haftanın birkaç günü farklı semtlerde pazarlar kuruluyor ve tüketici çeşit çeşit taze organik gıdaya ulaşabiliyor. Hatta pazarda üretici ya da satıcı ile birebir iletişime geçip kafasındaki soruları aydınlatma şansını yakalıyor, ürün sertifikalarını inceleyebiliyor. Bu pazarlardan Kadıköy Organik Halk Pazarı, her Çarşamba günü Kadıköy'ün en güzel parklarından biri olan Özgürlük Parkı'nda kuruluyor. Devamı ->>
|

|
YAZIN BEREKETİ KIŞA KADAR DONDURUCUDA SAKLANABLİR Mİ?
Yaz mevsimiyle birlikte, sebze ve meyvelerin kışa kadar saklanması için evlerde hazırlıklar yapılmaya, dondurucular yavaş yavaş dolmaya başladı. Uzun zamandan beri yapılan ve çok da sağlıklı olan dondurarak saklama yöntemi, gerçekten sizin bildiğiniz gibi mi yapılıyor? Peki ya organik gıdalar... Sizce, onları da dondurarak saklamak mümkün mü?
Sebze ve meyve çeşitliliği açısından yaz mevsimi bolluğun simgesi bana kalırsa. Güzelim bezelyeler, dolmalık biberler, taze fasülyeler, çilekler ve daha pek çok sebze meyve adeta bize yazın armağanı. Bu armağanların kıymetini bilenler, bir yandan bu lezzetlerin tadına kışın da varabilmek adına, çoktan evlerindeki dondurucularını yaz sebze ve meyveleriyle doldurmaya başladılar. Biz de çoğu insan bu hazırlıklara başlamışken, besinleri dondurarak saklamanın nasıl bir yöntem olduğunu araştırdık. Devamı ->>
|

|
DOĞRU TAŞ, DOĞRU HAMLE' ANTİAGİNG "YAŞLANMA ÖNLEYİCİ" KAVRAMI
Ailemizden gelen kalıtımsal mirasımızla doğduktan sonra, yediklerimiz, içtiklerimiz, yaşam şeklimiz, çevresel etkenler ile bu mirası yönetme şeklimiz yaşam süremizi nasıl geçireceğimizi belirler Erken yaşta çökmüş, ya da yaşlı ama dinç ve sağlıklı. Son yirmi otuz yılda hızla gelişen "Sağlıklı Yaşam" kavramı yaşamımız boyunca karşılaştığımız bazı fizyolojik ya da patolojik durumların artık birer kader olmadığını, akılcı ve uygun düzenlemeler ile kaçınılabileceğini ortaya koyuyor. Kalp ve damar hastalıkları ya da şeker hastalığı ve hatta bazı kanser türleri, alınacak akılcı önlemler ile önlenebilmektedir. Devamı ->>
|

|
10 PARMAĞINDA 10 MARİFET: AYŞENUR YAZICI
Kozmetik ürünleri seçerken içeriklerine ne derece dikkat ediyorsunuz? Televizyon programları, şiirleri ve kitaplarıyla tanınan Ayşenur Yazıcı, "Güzel olmak için kadınlar her zaman zehirlenmeyi göze aldılar, yüzyıllarca bu komik intihar şeklini uyguluyoruz" diyor. Biz onu ekranlardan tanıyoruz. O yaptıklarıyla "10 parmağında 10 marifet!" sözünü haklı çıkarıyor. Ayşenur Yazıcı, spiker, program yapımcısı ve sunucusu, şair, yazar, besteci. Tayfun Talipoğlu'nun "Bam teli" programının klipjenerik müziğini bestelemiş, desem eminim "Aaaa!" diyeceksiniz. Ya Zülfü Livaneli'nin çeşitli konserlerinde vokalistlik yaptığını söylesem... Yine de, tüm bu yönlerinin dışında, başka bir alandaki uzmanlığıyla konuk oluyor Ayşenur Yazıcı sayfalarımıza. Çünkü o, Fransa'da kozmetoloji eğitimi almış ve bu konuda "duruş" sahibi bir kadın. Devamı ->>
|

|
TERLEMEYELİM DERKEN...
Tıp alanındaki uzmanlar, terleme fonksiyonlarının durdurulmasının ileride kireçleme ve iltihaplı romatizma gibi hastalıklara sebebiyet verebileceğini belirtiyor.
Hemen hemen her gün kullanma ihtiyacı duyduğumuz sticklerin sağlığa olumsuz etkileri, çeşitli bilimsel araştırmalarla ortaya çıkıyor. Koku günümüzde, bir anlamda insanları etkilemek için sunulurken bir yandan da duygusal izler bıraktıran bir konsept olarak şekillendiriliyor. Vücudun doğal olarak salgıladığı ter sonucunda her insanın, kendine has bir kokusu oluşuyor. ?Ter kokusu, kişinin bünyesine göre farklılık gösteriyor. Normalde kokusuz olan ter, koltuk altında bakteri oluşumu neticesinde istenmeyen kokulara neden oluyor. Devamı ->>
|

|
MODADA YÜKSELEN TREND: ORGANİK TEKSTİL ÜRÜNLERİ
Çağımızın iklim şartları, tüketicileri sadece yiyecek ürünleri konusunda değil, evlerde ve giyimde de organik ürünler tüketmeye zorluyor.
?Genel olarak bakıldığında bilinçli tüketici, önceleri yediklerine dikkat ediyor ve tercihini organik tarım ürünleriden yana kullanıyordu. Fakat daha sonra, bunun yeterli olmadığını gördü ve tüketilen her ürünün, içinde yaşanılan mekanların, kullanılan eşyaların da doğa ve insan biyolojisiyle dost olmasına özen göstermeye başladı. Devamı ->>
|

|
DÜNÜ VE BUGÜNÜYLE EKOLOJİK TEKSTİL
Sanayileşme sürecinden sonra tekstil imalatında kullanılan kimyasalların, "Zehirli Tekstiller" gibi başlıklarla haberlere taşınması sonucu, dikkatler bu ürünlerin insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerine çevrilmiş oldu.
Ekoloji kavramı, gün geçtikçe daha derin bir anlam kazanarak, hayatımızdaki yerini sağlamlaştırıyor. Öncelikle tükettiğimiz gıda çerçevesinde bu kavramı sorgularken bugün artık, evimizdeki beyaz eşyaları, çocuğumuza aldığımız oyuncakları, yapacağımız tatili bile "ekoloji" kavramı ile bütünleştirmeye çalışıyoruz. Devamı ->>
|

|
ELEKTROMANYETİK DALGALARA PERDE
Wireless, modem, cep ve telsiz telefonları... Hepsi yaşantımızın birer parçası. Peki bunların yaydıkları elektromanyetik dalgaların sağlığımıza verdiği zararlar, onlarla nasıl baş edeceğinizi hiç düşündünüz mü?
Günümüz teknolojisi bize sayısız imkanlar sunuyor. Kablosuz bağlantılarla artık internet her an elimizin altında. Baz istasyonları o kadar çok ki kırda bayırda şebeke sıkıntımız yok. Evde telsiz telefonla istediğimiz odada konuşma lüksü, artık "lüks" sayılmayacak kadar yaygın bir durumda. Her zaman bir üst modeli çıkan televizyonlar ise hepimizin gözbebeği. Devamı ->>
|

|
LÜLETAŞI
Lületaşı ve bu madenden yapılan sanat eserleri, Eskişehir ile özdeşleşmiş durumda. Çünkü, işlenebilir lületaşı bakımından oldukça zengin kaynaklar burada bulunuyor. Eskişehir'de sıcak bir gün... Bir iki saat önce Eskişehir'deki lületaşı sanatçısı Mehmet Başsav ile görüştüm. Kendisi beni tüm sevecenliğiyle kabul etti ve "Ne zaman istersen o zaman gel, röportajı yapalım." dedi. Bir iki saat sonrası için sözleştik ve Mehmet Başsav'ın atölyesine doğru yola çıktım. ?Mehmet Bey lületaşı sanatçılığına uzun yıllarını vermiş bir kişi... 17 yaşında başlamış ustası Hüseyin Yanık'ın yanında çalışmaya. Askerden sonra da kendi atölyesini açmış ve burada pek çok çırak yetiştirmiş. Devamı ->>
|

|
PANFÜLÜTÜN İZİNDE ÇEVRE MÜZAKERELERİ
Türkiye'nin çevre müzakerelerine uyum süreci öncesinde, mitolojik bir referans noktası edinmeye ne dersiniz?
Geçmiş zaman olur ki, Doğa Tanrısı Pan, çevreyi korumak için ülkesinde diyar diyar dolaşan, güzel mi güzel orman perisi Syrinks'le karşılaşır. Görüş o görüş; kıza bir anda aşık olur, ama nafile! Orman perisi, kendisini Tanrıça Artemis'e adamıştır ve bunun gereği olarak da sonsuza kadar hayatına, karşı cinsten hiç kimseyi dahil etmemeye ant içmiştir. Devamı ->>
|

|
ORDA BİR GÖL VAR UZAKTA: KUYUCUK GÖLÜ
2009 yılında ilk önce RAMSAR statüsünün kabulü ve ardından Avrupa Komisyonu tarafından Türkiye'nin Seçkin Turizm Cenneti (EDEN) olarak ilan edilen Kuyucuk Gölü, bu ödülle Avrupa Turizm Ağı'nın bir parçası olmuş.
Kuyucuk Gölü, Kars şehir merkezine 37 km uzaklıkta olup ve adını Arpaçay ilçesine bağlı Kuyucuk köyünden alır. 216 hektarlık kısmı sürekli olarak su barındıran gölün etrafı ile etkilediği alanın büyüklüğü ise 389 ha civarındadır. Tatlı su gölü olan Kuyucuk, 13 metre derinliğinde sığ bir göldür. Kuyucuk gölü Afrika-Avrasya göç yolu üzerinde bulunur ve yüksek kuş çeşitliliğine sahiptir.
Devamı ->>
|

|
BİYOLOJİK İSTİLA
İstilalar binlerce yılda oluşmuş çeşitliliği kısa bir zaman döneminde silip götürebiliyor. Eğer, gittikçe artan biyolojik kirliliği durduracaksak, sadece egzotik türlere geçit vermemek yeterli değil.
İnsanlığın giderek daha çok hareket halinde olması çeşitli canlıların bir ekosistemden diğerine geçme hızlarını radikal bir biçimde arttırmış bulunuyor. Egzotik türler doğal toplulukları işgal ettikçe, bu yayılma ile başa çıkamıyan yerli türler yok oluyor. Egzotik canlılar küresel biyolojik çeşitliliği tehdit ediyor ve giderek ekonomik bir yük oluşturuyorlar. Devamı ->>
|

|
EKOLOJİK KENT BAHÇECİLİĞİ
Plüton'u sağınıza alın, doğru devam edin ilerde Satürn'ü geçin yine devam edin ve Mars'ın solundan kıvrılın. Doğru ilerlediğinizde "Dünya" yı göreceksiniz.
Yeryüzünde her yıl yaklaşık 70 milyon insan kırsal alandan kente göçüyor. Toprağını terk ederek kente göçen nüfusla birlikte tüm kent yaşayanlarının rüyası ise geniş ufuklar, geniş açık mekânlar, büyük ve gölgeli ağaçlar, uzayıp giden yeşil alanlar, taze ve temiz hava, sakin huzurlu yaşam... Devamı ->>
|

|
İZMİR DOĞAL YAŞAM PARKI
Kurulduğu günden bu güne kadar 1 milyon 250 bin ziyaretçi ağırlayan İzmir Doğal Yaşam Parkı'nın, meraklılarının çoğunluğunu küçük bireyler oluşturuyor.
Kimisi çiçeği böceği resimlerde görür bazısı çiçeği saksıda, hayvanı kafesinde tanır.Kimisi, otun, çimenin kokusuna hasret yaşar, bazısı bunları büyükleri anlatır da dinler. Aslında en iyisi çiçeği de böceği de doğada tanımak, bilmek ve kokusunu solumak. Ancak kentlerin dört bir yanı kuşattığı süreçte, doğal olana da uzaklaşıyor kitleler. Önceki kuşaklar, bu değerleri yakından tanıyor. Devamı ->>
|

|
BİR SEBEPTEN DATÇA'YA GİTMEK Bir yanına Ege Denizi'ni bir yanına Akdeniz'i almış, konuklarını zorlu yollarıyla sınayan, sınavı geçenlere ise hayatın gerçek tadına varmayı vaat eden Datça Yarımadası'ndayız. Meşhur "3 b"si bal, badem ve balık üçlemesinin peşine takılıp yerleşim alanlarının galebe çalamadığı muhteşem bir doğayı keşfediyoruz.
Datça'da. Onca meşakkatle ulaşılan, virajlı, uçurumlu yollara sahip olmasa vahşiliğini ve özgünlüğünü bu denli koruyabilir miydi Datça? Belki de o yüzden hâlâ, bilinen ilk yerli halk Karlar'ın torunları yaşıyor orada. O kadar tarihten gelen, o kadar katıksız bir medeniyeti saklıyor gibiler; yüzlerinde, köylerinde ve geleneklerinde... Devamı ->>
|

|
OLİVE FARM
Tarihi ve turistik dokusuyla dikkatleri üzerine çeken Datça'da yer alan Olive Farm, yetiştirdiği organik ürünler, bünyesinde bulunan çeşitli etkinlik alanlarıyla doğa ile bütünleşiyor.
Datça Yarımadası'nda 90'lı yılların başlarında kurulmuş bir çiftlik olan Olive Farm, 400 dönümlük bir arazi üzerinde konumlanıyor. Geniş alan üzerinde tamamı organik sertifikası almaya hak kazanmış 8000 zeytin ağacı, bu ağaçlardan üretilen organik zeytinyağı için çiftlikte bir de zeytinyağı fabrikası bulunuyor. Devamı ->>
|

|
DENİZİN ATALARI TEHLİKE ALTINDA
Geçtiğimiz günlerde mail adreslerinde hızla yayılan fotoğraflar birçok çevreci örgütü harekete geçirdi.
Costa Rica'da sahilde caretta carettaların yumurtalarını toplarken fotoğraflanan insanlar, nesli tükenmekte olan canlıların yumurtalarını ne amaçla toplandığı sorularını akla getiriyor. Atlantik, Pasifik ve Hint Okyanusu'nun ılıman sularında, koy ve denizin kıyıya yakın kesimlerinde yaşayan bu canlılar yaklaşık 100 milyon yıldır nesillerini devam ettiriyor. Devamı ->>
|

|
DEEPWATER PETROL FELAKETİ
20 Nisan 2010'da Amerika Birleşik Devletleri'nin enerji politikasının başarısızlığı bir kez daha Meksika Körfezi'nde kendini göstermiş oldu.
British Petroleum (BP) tarafından kiralanan ve işletilen Deep Horizon keşif sondaj platformunda yaşanan bir patlama, platformun çökmesine ve günler sonra da batmasına yol açtı. Okyanus yüzeyinin 5000 feet altındaki kuyunun ağzı parçalandı ve böyle kaldı. Uzaktan kumandalı robot denizaltılar, petrol akışını durdurmak için acil vanalarını kapamada başarısız oldu. Devamı ->>
|

|
|
NATURELIFE TEMMUZ - AĞUSTOS 2010 |
 |
İ Ç İ N D E K İ L E R
|
|
ŞİFA NİYETİNE, HER GÜN BİR KAŞIK! ORGANİK BAL |
|
KADIKÖY ORGANİK PAZARI |
|
YAZIN BEREKETİ KIŞA KADAR DONDURUCUDA
SAKLANABİLİR Mİ?
DONDURULMUŞ GIDALAR |
|
DOĞRU TAŞ DOĞRU HAMLE!
ANTİAGİNG "YAŞLANMA ÖNLEYİCİ" KAVRAMI |
|
10 PARMAĞINDA 10 MARİFET!"
AYŞENUR YAZICI
|
|
TERLEMEYELİM DERKEN... |
|
MODADA YÜKSELEN TREND
ORGANİK TEKSTİL ÜRÜNLERİ |
|
DÜNÜ VE BUGÜNÜYLE
EKOLOJİK TEKSTİL |
|
ELEKROMANYETİK DALGALARA PERDE |
|
LÜLETAŞI |
|
PANFÜLÜTÜN İZİNDE ÇEVRE MÜZAKERELERİ |
|
Diğer Konular ->> |
|
1 | | |
2 | | |
3 | | |
4 | | |
5 | | |
6 | | |
7 | | |
8 |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
|
TEMMUZ - AĞUSTOS
BÜYÜKLERE MASALLAR...
Ne kadar eski olduğu bilinmez, ama bundan çok da uzak olmayan zamanlarda, yeryüzünde insanlar doğayla, doğa da insanlarla dost olarak yaşarmış. İnsanoğlu, bin bir nimete sahip olan toprağın, ormanın, suyun, havanın değerini çok iyi bilir, onların güzelliği ve bereketini korumak için elinden geleni yaparmış. Toprağı kirletmezmiş o zamanlar...
» Devam |

|
HABERLER...HABERLER...HABERLER...
|
GELENEK Mİ, KATLİAM MI?

Danimarka'nın Feroe Adaları'nda yaşayanların neredeyse 10. yüzyıldan beri gerçekleştirdikleri ve gerçekleştirmeye devam ettikleri geleneklerinden biri olan "Grindadráp" ticari bir amaçla yapılmıyor.
NL HABER-
Danimarka'nın Faroe Adaları'nda her yıl yapılan yunus katliamı, burada yaşayanların çok eskiye dayanan geleneklerinden bir tanesi. Bunun arka planında ise 18 yaşına basan gençlerin yetişkin olduklarını kanıtlamaya çalışmaları ve bu katliamın Faroe'de yaşan erkeklerin kendilerini, buraya ait hissetmelerini sağlaması yatıyor.
Fotoğraflarda görülen denizin kırmızılığı, deniz hayvanları arasında çok sevilen sayısız yunus balıklarının kıyıda sıra sıra ölü halde uzanmış olması, bir animasyon film için bilgisayarda hazırlanmış sahnelerden değil... Ama insana bunları gördüğü vakit, keşke öyle olsaydı dedirten türden... Ve maalesef bir kere görüp de bir daha görülmeyecek olanlardan da değil. Çünkü bu katliam Danimarka'da yaşayan Faroe Adaları sakinlerinin neredeyse 10. yüzyıldan beri gerçekleştirdikleri ve gerçekleştirmeye devam ettikleri geleneklerinden biri."Grindadráp" adı verilen bu gelenek, ticari bir amaçla yapılmıyor ve isteyen herkes bu eyleme katılmış oluyor. Kadınların genellikle katılmadığı gelenek, burada yaşayan halka göre onların kültürleri ve geçmişleri için oldukça önem taşıyor. Hatta öyle ki bu durum, Danimarka edebiyatına, ressamlarının tablolarına dahi konu oluyor.
İçeriği ve maksadı ne olursa olsun, okyanusların eko sistemi için çok önemli olan canlılar bir gelenek için bu şekilde katledilmesi tüm dünyanın ilgisiz kalacağı bir konu değildir.
|
|